Verim Kaybı %80’e Ulaşabilir Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan Dr. İbrahim Halil Çetiner, Pembekurt’un pamuğun tarak, çiçek ve kozalarına girerek beslendiğini ve "kör koza" oluşumuna neden olduğunu belirtti. Zararlının etkilerini anlatan Çetiner, "Pembekurt larvaları, özellikle koza içerisinde beslendiği için kimyasal müdahale oldukça güçtür. Mücadele edilmediği takdirde ürün kaybı %80 gibi çok ciddi oranlara ulaşabilmektedir," dedi.
"Pamuk Sapları Mart Ayından Önce Yakılmalı" Zararlının yaşam döngüsüne dikkat çeken Dr. Çetiner, Pembekurt’un kışı açılmamış kör kozalar ve çiğit içerisinde geçirdiğini hatırlattı. Havaların ısınmasıyla birlikte erginlerin Mart sonu veya Nisan başında tarlalara uçmaya başladığını ifade eden Çetiner, şu hayati uyarıda bulundu:
"Evlerin yakacak ihtiyacı için toplanan pamuk sapları, içerisinde barındırdığı larvalar nedeniyle büyük bir risk taşımaktadır. Bu saplar, zararlı tarlaya yayılmadan önce, yani Mart ayı bitmeden mutlaka yakılmış veya imha edilmiş olmalıdır. Bu, sadece bir çiftçimizin değil, tüm bölge tarımının korunması adına hayati bir adımdır."
Feromon Tuzaklarla Takip Yapılıyor GAPTAEM bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Dr. İbrahim Halil Çetiner, enstitü uzmanlarının sahada feromon tuzaklarla popülasyon takibi yaptığını belirtti. Bir dişinin yaklaşık 800 yumurta bırakabildiğini ve yılda 4-5 döl verebildiğini ifade eden Çetiner, pamuk bitkisinin yanı sıra bamya, gülhatmi ve ebegümeci gibi bitkilerin de bu zararlıya konukçuluk yapabildiğine işaret etti.
Üreticilere Çağrı Pamukta sürdürülebilir üretim ve yüksek verim için kültürel önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Çetiner, "Bölgemizin 'beyaz altını' olan pamuğu korumak elimizde. Tüm üreticilerimizi, belirlenen takvime uymaya ve tarlalarında gerekli temizlik çalışmalarını tamamlamaya davet ediyoruz," diyerek sözlerini tamamladı.




